BİZDEN HABERLER
 
Bizden Haberler
Yalova' nın sanayi ile tanışması 1970' li yılların başında oldu.Aksa, Akal, Yalova Elyaf, İpek Kâğıt, Akkim bu tarihlerde devreye girdiler. O tarihlerde Yalova'nın nüfusu 15 binin altında idi.
 
 
Yalova' nın sanayi ile tanışması 1970' li yılların başında oldu.Aksa, Akal, Yalova Elyaf, İpek Kâğıt, Ak-Kim bu tarihlerde devreye girdiler. O tarihlerde Yalova'nın nüfusu 15 binin altında idi. Bu tesisler zaman içinde geliştiler istihdam ve ekonomik büyüklük açısından Türkiye'nin gözde büyük kuruluşları haline geldiler. Aradan geçen 30 yılda Yalova da maalesef büyük ölçekli yeni bir tesis kurulmadı. Bu kuruluşlar örnek olacak kadar çevrelerine saygılı olmalarına, büyük ekonomik ve sosyal katkılarına rağmen yerel yönetimlerle devamlı sorun yaşadılar. 2000 kişiden fazla çalışanı olan Yalova Elyaf, 2500 kişi çalıştıran Akal tesislerini kapattılar. Şimdi Yalova'nın nüfusu 70 binin üzerinde sanayide istihdam edilenlerin sayısı 20 yıl öncesinden daha az.

Yalova her yıl iş piyasasına çıkan 700 - 800 gencine yeni iş yaratmak zorunda. Bu işler çalışma ortamı sağlıklı, geliri iyi ve geleceği güvenli olmalıdır. Bunu sağlamanın yolu Yalova'da yüksek katma değer yaratan sanayiye imkân vererek sağlanabilir. Sanayileşen şehirler, ülkeler daima refah düzeyi yüksek gelişmiş toplumları oluşturmuşlardır. Bu geçmişte olduğu gibi gelecekte de öyle olacaktır. Yalova'nın geleceğinin tartışıldığı Yalova kongrelerinde bunlar tartışıldı. Köylerden gelen köy temsilcilerinin ısrarlı sanayiden yana isteklerine rağmen gelecek stratejilerinde sanayi dışlandı. Hatta kongreye katılan dönemin başbakanı konuşmasında Yalova da sanayi istemiyoruz dedi. Başbakana bunu söyleten yöneticilerimizin gerekçeleri -Yalova'nın % 65'i orman bu ormanları sanayiye peşkeş çekmeyeceğiz idi. O arkadaşlara şimdi Kılıç, Kabaklı, Denizçalı, Tavşanlı, Subaşı köylerine gitmelerini doğa, çevre tahribatı nasıl olurmuş görmelerini öneririm.

En fazla sanayileşmiş ülkelerde bile sanayinin kullandığı alan ülke alanının % 1'in den az oluyor. Yalova da ise sanayi ilin toplam alanının % 0,3' ünü kullanıyor. Mevcut sanayi tesislerinin içleri ve çevreleri parklardan daha düzenli daha yeşil. Değişik kurumların yerleşim alalarında yaptığı analizlere göre de fabrikaların sahaları il genelinde hava kirliliği açısından iyi yerlerden.

Yalova'ya yön vermeye çalışan yöneticilerimize sesleniyorum; lütfen ön yargılardan sıyrılarak değerlendirme yapalım:

Dünün fakir ama bugünün zengin sınıfında olan Singapur, İrlanda, Tayvan gibi ülkelerin nasıl bu duruma geldiğini, 76 milyon kişi ile dünyanın en çok turist çeken ülkesi Fransa'nın Akdeniz sahillerinde (Fos, Berre, Lavera) yüz binlerce dönüm araziyi neden sanayiye (hem de teşvikli olarak) verdiğini, 73 milyon nüfuslu Türkiye'nin 11 milyar € luk kimyasal madde üretirken 7 milyon nüfuslu İsviçre'nin 37 milyar € luk kimyasal madde ürettiğini bilelim. Eğer gelecek kuşaklarımızın geliri yerinde, başı dik alnı açık insanlardan oluşmasını istiyorsak sanayimize destek olmalıyız. Onların rekabet gücü kazanmasına, gelişmelerine katkıda bulunmaya çalışmalıyız ve onlarla ilimizde olduklarından dolayı övünebilmeliyiz. İki büyük kuruluşumuz kapandı. Mevcutlar rekabet güçlüğü çekiyor. Bir kuruluşumuz rekabet gücünü artırabilmek için kömüre dayalı enerji üretmeyi gündeme getiriyor kıyametler kopuyor, yer yerinden oynuyor. Ne getirir ne götürür diye konuşulmuyor bile. Bu tür enerji santrallerinden dünyada, hem de şehir merkezlerinde onlarcası var. Götüreceği bir şey yok. Küçük ve orta ölçekli sanayimizin varlığı da büyük kuruluşlarımızın varlığına bağlı.

Ancak ön yargısız olarak bakarsak dünyayı, gelişimi, gidişatı doğru görebiliriz.
Tüm Haberler            
 
Created by Hiperaktif