Engin İnal Röportajı



Finans Bölüm Yöneticisi Engin İnal’la sorumlu olduğu işleri ve Ak-Kim’deki durumu konuştuk.
Banu Bozdemir

Öncelikle ekibinizden ve sorumlu olduğunuz işlerden bahsedebilir misiniz? Kaç kişilik bir ekibiniz var?

Ekibim benimle beraber üç kişi. Ben bölüm yöneticisi olarak çalışıyorum. Sorumlu olduğum işler; şirketin fonlarının yönetilmesi, işletme sermayesi ve/veya yatırım kararları sonrası firmanın gereksinim duyduğu kredi ihtiyaçlarının belirlenmesi, bankalardan alınan tekliflerin değerlendirilmesi ve sözleşme süreçlerinin yönetilmesi, finansal kuruluşlarla ilişkilerin yönetilmesi, tüm teşvik süreçlerinin yürütülmesi, müşterilerin kredi limitlerinin belirlenerek risklerinin takibi, raporlanması ve gerektiğinde satışa kapatılması. Alacak sigortası süreçlerinin yönetilmesi, kontrolü ve raporlanması da sorumluluklarım arasında. Bir diğer sorumluluk alanımız da nakit akışının yönetilmesidir. Şirketlerin yönetmesi gereken en kritik konulardan birisi nakit akışıdır. Günümüzde bir çok firma nakit akışını doğru yönetemediği için zorluk yaşıyor.

Başka sirketlerde de çalışmış biri olarak genel bir değerlendirme alsak sizden?

Uzun yıllardır Akkök bünyesinde çalışıyorum, yaklaşık 14 yıl oldu. Bunun 11 yılını Akenerji’de geçirdim. ‘Akkök kültürü’ kavramı grubumuzun tüm şirketlerine yerleşmiş durumda. Şirketlerin olaylara verdiği reaksiyonlar hemen hemen aynı. Tabii ki sektörel bazda bazı farklılıklar olabiliyor. Sonuç itibariyla karar alma noktasındaki kriterler genelde aynı. Çalışanlar için de aynı şey geçerli. Yeterlilik ve karakter olarak hep belli bir düzeydeki arkadaşlarla çalışıyoruz.

Geçtiğimiz yıl Ak-Kim’in Turquality üyelik sürecini yönettiniz. Bu süreci anlatabilir misiniz?

Açıkçası uzun bir süreç oldu. Aralık 2015’te başvurumuzu yaptık. Akabinde Mart 2016’da Ekonomi Bakanlığı’nın atadığı denetim şirketinin incelemesinden geçtik ve Haziran 2016’da Turquality programına dahil olduk. Sonrasında Mc Kinsey firması ile birlikte önümüzdeki beş yıllık dönem için, hangi pazarlara odaklanacağımızı ve stratejimizi anlatan bir yol haritası raporu hazırladık. Yaklaşık 3 ay süren bu sürecin sonunda 2016 Aralık tarihinde genel müdürümüz ve direktörlerimizin de katıldığı bir toplantıda yol haritamızı Ekonomi Bakanlığı’na sunduk. 9 Ocak 2017 tarihinde de Turquality teşviklerinden yararlanmaya başladık. Dünyada eşi benzeri olmayan bir teşvik. Türk markalarının yurt dışında bilinirliğini artırmak üzere tasarlanmış, Dünyadaki ilk ve tek devlet destekli markalaşma programı. Bu kapsamda insan kaynakları danışmanlıkları, yurt içi ve yurt dışı fuar giderleri, bilgi sistemleri danışmanlıkları, yönetim danışmanlıkları, sertifikasyon giderleri, tasarım danışmanlıkları, patent giderleri, Ar-Ge danışmanlıkları gibi harcamaların yarısını devletten geri alabiliyorsunuz. Özel bir süreçti, özel bir teşvikti. Emeği geçen herkese tekrar teşekkürler.

Ak-Kim’in kredi kullanımları nasıl yönetiliyor?

Ak-Kim büyüme odaklı bir şirket. Bu kapsamda da sürekli yatırım oluyor. Bu bazen yeni bir tesis, bazen modernizasyon olabiliyor. Bir diğer yatırım aracı da şirket satın almaları. Öncelikle bu yatırımlar için şirketimizin ihtiyacı olan dış kaynak rakamını belirliyoruz. Proje ile ilgili kısa bir bilgilendirme notu hazırlayıp, yurt içi ve yurt dışı bankalara gönderiyoruz ve teklifleri topluyoruz. En uygun şartlara sahip iki ya da üç banka ile görüşmelere başlıyoruz. En sonunda, şirketimiz için en uygun teklifi veren banka ile sözleşme yapıyoruz.

Türkiye'nin ekonomi politikaları sizi nasıl etkiliyor, nasıl önlemler alıyorsunuz kriz zamanlarında?
Son dönemde şirketleri etkileyen en önemli konu kur dalgalanmaları. Türkiye’nin döviz bazındaki dış borcunun büyük bir kısmı özel sektörden geliyor. Bundan on yıl önce döviz borcunun büyük kısmı kamu kurumlarında idi ama son yıllarda durum değişti. Bu da tüm özel şirketleri zorluyor. Çünkü kur farkı doğuyor ve şirketlerin karlılıklarını direkt olarak etkiliyor. Ak-Kim’in Yönetim Kurulu tarafından onaylanan “Kur ve Faiz Riski Politikası” bulunmakta. Bu politikada şirketin hangi reaksiyonları, hangi düzeyde alacağı belirlenmiş durumda. Önlemlerimizi bu doğrultuda alıyoruz. Ayrıca finansal kuruluşların hazine departmanlarıyla sık sık bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunuyoruz. Çeşitli türev ürünler kullanarak kurun ve faizin yükselmesinden kaynaklı etkileri minimize etmeye çalışıyoruz.

Ak-Kim’li olmak nasıl bir duygu, bu konudaki hislerinizi alabilir miyiz?
Daha önce bahsettiğim gibi, yaklaşık 14 yıldır Akkök bünyesindeyim. Üst kimlik olarak kendimi Akkök’lü, alt kimlik olarak da Ak-Kim’li sayıyorum. Ak-Kim ciddi büyüme potansiyeli olan, genç, dinamik ve tam bir reel sektör şirketi. İş ortamı çok güzel, arkadaşlık ilişkileri de oldukça iyi. Herkes birbirinin elinden tutuyor bir şekilde.  Böyle bir şirkette çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum.