Ak-Kim’in Yalova’da kurulan yeni tesisi: Yalova Persülfatlar tesisi



Ak-Kimin Yalovada bulunan ve 2016 yılı sonunda devreye alınan Persülfatlar tesisinin yaratıcı ekibiyle teorik ve pratik planlama aşamalarını ve fabrikanın özelliklerini konuştuk. Öcal Altunbulak, Murathan Genç, Talip Demir, Emre Tekol ve Akın Sütçüler çalışma alanlarını, deneyimlerini ve anılarını bizimle paylaştı.

Biraz kendinizden ve görev tanımlarınızdan bahseder misiniz?

Öcal Altunbulak: Beş aydır Ak-Kimde yatırım ve mühendislik müdürü unvanıyla çalışıyorum. 25 yıllık meslek hayatım var. Çok heyecanlı bir proje için buraya geldim. Kısa zamanda bitirilmesi gerekiyordu ve canla başla çalışarak amacımıza ulaştık.

Murathan Genç: Proses tasarım birim yöneticisi olarak çalışıyorum. Yatırımların tasarım aşamasından başlayıp devreye alınmasına kadar geçen süreçte aktif olarak rol alıyorum.

Talip Demir: 20 yıldır Ak-Kimde çalışıyorum. Dört ay öncesine kadar proje uzmanı olarak görev yapmaktayken, son dört aydır uygulama montaj uzmanı unvanıyla çalışıyorum. Daha önce işin mutfak tarafındaydım, şimdiyse hem mutfak hem de servis tarafındayım. Proses tasarım ekibi çalışmalarını tamamladıktan sonra iş, mekanik tarafa gelir. Bizim bölümümüz de ekipman seçimi, boru hatlarının yapımı ve diğer detaylardan sorumludur. Tüm malzemeleri Satınalma ekibiyle birlikte projeye uygun şartlarda seçerken, bir taraftan da işleri sahada uygulamaya başlıyoruz.

Emre Tekol: Daha önce Ak-Kimde muhtelif görevlerde bulundum. Dört aydır da mevcut görevlerime ilave olarak Yatırım ve Proje departmanının sorumluluğunu üstlendim. Genç, dinamik bir ekibimiz var. Arkadaşlarımızla birlikte bundan sonra Ak-Kimin proje ve yatırımlarını yönetmeye gayret edeceğiz.

Akın Sütçüler: Dokuz yıldır Ak-Kim bünyesinde üretim müdürü olarak çalışıyorum. Kimya ve makine mühendisiyim.

Tesisin oluşum sürecinden ve nasıl bir ihtiyaçtan ortaya çıktığını anlatabilir misiniz?

Emre Tekol: Persülfatlar üretimi aslında Ak-Kimin yıllardır Çerkezköy fabrikasında yaptığı ve prosesine hâkim olduğu bir üretimdir. Yeni yatırım yapma nedenlerimizin başında, bu tesisin farklı bir lokasyonda yani Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde yer alması geliyordu. Açıkçası hem yönetim hem de lojistik yönüyle farklı bir lokasyonda böyle bir işletme çalıştırmanın zor yanlarını tecrübe ettik. Fabrikalarımız arasında sinerji yaratmak adına oradaki tesisimizi Yalovaya taşıma kararı aldık. Bu taşıma operasyonuyla birlikte tesisimizi hem en son teknolojilerle donattık, hem de kapasitemizi artırdık. Üretimi yaparken, aynı zamanda girdi olarak kullanılan bir hammaddeyi de üretecek şekilde tesisin tasarımını gerçekleştirdik. Şunu da özellikle belirtmek isterim; bu tesisin tasarım mühendisliği tamamen Ak-Kim bünyesindeki ekiple gerçekleştirilmiştir.

Tesisin kapasitesi hakkında bilgi alabilir miyiz?

Murathan Genç: Tesisi 10,200 ton/yıl kapasiteyle devreye aldık. 2019 yılında da 13,600 ton/yıl kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz.  Bu tesiste hem Amonyum Persülfat, hem de Potasyum Persülfat ürünleri üretilecek. Bu iki ürün de Türkiyede başka üreticisi olmayan ve çoğunlukla yurt dışı piyasaya satılan ürünler. Zaten Türkiyede birçok kimyasal ilk olarak Ak-Kim bünyesinde üretilmeye başlanmıştır. Bu tesisimizde olduğu gibi çoğu tesisimizin mühendisliği ve teknolojisi tamamen Ak-Kim mühendislik ekibine aittir.

Emre Tekol: Türkiyede cari açığın büyük bir kısmı kimya sektöründen geliyor. Bu cari açığın kapatılmasına yönelik projeler geliştirmek Ak-Kimin stratejisinde yer alıyor. Persülfatların Türkiyede üretimi yok, bu yönüyle bizim yatırım kararımıza olumlu yönde etki ediyor. Bir diğer husus da Ak-Kim tesisleri arasında entegrasyon yaratabilmek. Ak-Kim üretim proseslerinde bir tesisin ürünü, diğer bir tesisin hammaddesi olabiliyor. Ak-Kim bu açıdan Türkiyenin sayılı firmalarının başında geliyor ve tek çatı altında, farklı sektörlere yönelik çok çeşitli kimyasallar üretiyor.

Ülke ekonomisine katkı açısından baktığımızda, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda nasıl bir dolaşımı var ürünlerin? Kullanım alanları neler?

Emre Tekol: Persülfatlar özellikle yurt dışı pazara satılan, kıymetli ürünler. Bu ürünler açıcı (oxidizer) sınıfına giriyor ve geniş kullanım alanı var. Deri sanayisinden kozmetik sektörüne kadar hitap ediyor. Örneğin saç boyamada, kadınların saçının ağartılmasında kullanılan malzemelerin içinde bu ürünler yer alıyor. Ürününüzü yurt dışı pazarlarda kabul ettirmeniz ve dünyanın belli başlı müşterileri tarafından onay almanız zorlu süreçler.  Bu açıdan baktığımızda Ak-Kim olarak iyi bir konumdayız.

Peki proses projelendirmesiyle ilgili neler söylersiniz?

Murathan Genç: Bizim örnek alabileceğimiz, hâlihazırda çalışan bir Persülfat tesisimiz zaten vardı. Bununla beraber geliştirmemiz, modernize etmemiz ve daha ileriye götürmemiz gereken yerler de vardı. Zorlu ama zevkli bir süreç oldu. İç ve dış yatırım olarak belli bir fonksiyonumuz var. Kendi fabrikalarımızdaki mühendislik çalışmalarının yanı sıra özellikle yurtdışına da mühendislik projeleri satıp, anahtar teslim tesisler kuruyoruz. Bir koordinasyon içerisinde daha iyiye ulaşmak için çalışıyoruz.

Bu süreçte teknolojiyi de yakın takibe almak gerekiyor sanırım…

Murathan Genç: Evet takip etmek gerekiyor. Her tesis kurulduğu dönemin teknolojik imkânları doğrultusunda devreye alınıyor. Zamanla, değişen teknoloji ve modernizasyon süreçlerine paralel olarak tesislerde iyileştirme yapmanız gerekebiliyor. Ak-Kimde ciddi bir bilgi birikimi var. İşletmelerden, bakım bölümünden ve diğer yatırımlardan gelen tecrübeler paylaşılıyor. Bu şekilde zaten hep bir iyileştirme süreci içerisinde oluyoruz. Uygulama aşamasında da proje montaj ekibi devreye giriyor.

Uygulama sürecini de sizden dinleyelim Talip Bey…

Talip Demir: Sağlam bir altyapı çalışması bizim için çok önemli. Masa başı çalışmalar bize epey kolaylık sağladı. Fabrika montaj aşamasında çok deneyimli çalışma arkadaşlarımızla birlikte, ilk defa uygulama yapan arkadaşlarımız da vardı. Hep birlikte, gönlümüzü ortaya koyarak, hatta biraz da eğlenerek güzel bir iş ortaya çıkardığımızı düşünüyorum.

Peki nasıl deneyimler yaşadınız bu süreçte, anlatmak ister misiniz?

Talip Demir: 2002 yılından beri fabrika içi yatırımlar devam etmekle birlikte, yurt dışı projelere de başladık. Yurt dışı projelerden çok iyi tecrübeler edindik. Bunu da sahaya yansıttığımızı düşünüyorum. Bu fabrikayı tekrar kuralım desek daha iyisini yapabiliriz. Eksiklerimizi gördük, bundan sonraki yatırımlarımızda bu tecrübelerimizi kullanarak daha da iyi noktalara gelebiliriz.

Peki yakın zamanda tekrar bir fabrika açma planı var mı?

Murathan Genç: Ak-Kim her dönem yoğun çalışma temposuna sahip. İç yatırım projeleri sürekli devam ediyor. Orta vadede üç dört tane daha yatırım planlıyoruz. Üzerinde çalıştığımız, devam etmekte olan yurt dışı projelerimiz de var.

Ekibe beş ay önce dahil olduğunuzu söylediniz, bu süreçte neler yaşadınız Öcal Bey?

Öcal Altunbulak: “Yatırım” sihirli bir sözcüktür. Yatırım işinde, olmayan bir şeyi meydana getirmek var. Bir zamanlar boş bir arsa olarak gördüğünüz yere, bir süre sonra bakıyorsunuz ki orada bir tesis var. Kendi ellerinizle tasarladığınız şeyi bir bina olarak görmek, çalışan bir tesis olarak görmek büyük bir heyecan. Başarının tadı deniyor ona. Ben bu yüzden yatırım işlerini çok seviyorum, yatırım ekibinin aldığı haz başkadır.

Talip Demir: Öcal Beyin söylediklerine katkıda bulunmak isterim. Yoldan geçerken yanınızdakilere, “Bakın, bu tesisi biz yaptık” cümlesini gururla söyleyebiliyorsunuz.

Murathan Genç: Aylarca kâğıt üstünde çalışılan tesisin, son hali ortaya çıkmaya başlayınca değer kazanmaya da başlıyor. Teorinin pratikle buluştuğu nokta bizim işimizin en keyifli tarafı.

Fabrikanın teknolojik detaylarından da bahsedebilir miyiz? Nasıl kuruldu ve dizayn edildi?

Murathan Genç: Tam otomasyona uygun olarak tasarlanmış ve bu şekilde çalışan bir tesis. Mümkün olduğunca manuel işçiliği minimuma indiren bir otomasyon sistemine ve sorunsuz bir üretim yapabilecek teknolojiye sahip.

Emre Tekol: Teknolojik açıdan baktığımızda, çağımızda ne varsa onu uyguluyoruz; en son teknolojileri takip etmeye çalışıyoruz. Prosesin kendi kendine emniyetini sağlayan, acil durumda üretimi tamamen durduran sistemleri kullandık. Ak-Kimin genel prensibi teknoloji ve verimlilik açısından en son teknolojiyi uygulamak yönünde oluyor. Mesela çok az elektrik tüketen motorlar kullanıyoruz. Belki ilk yatırım maliyeti yüksek oluyor ancak uzun vadede tasarruf sağlıyor.

Ak-Kimin çevre duyarlılığını biliyoruz, bu fabrika yapılırken dikkat edilen konulardan birisi de bu olmuştur. Biraz da bu düzenlemelerden bahsetsek?

Emre Tekol: Ak-Kim her zaman kanunların ötesinde çevre yükümlülüklerini yerine getirmeye özen gösteriyor. Alınması gereken her türlü tedbiri alıyor. Hem şirket, hem Akkök Holding olarak sürdürülebilirlik tüm iş süreçlerimizin odağında yer alır. Biraz önce bahsettiğim tüm o acil duruş sistemleri de insana ve çevreye verdiğimiz değerden kaynaklanıyor.

Son olarak, fabrikada kaç kişi çalışıyor?

Akın Sütçüler: Yeni yatırımımızda yaklaşık 20 kişilik bir ekip görev alıyor. Ak-Kimde toplam 500 kişi çalışıyor.

Emre Tekol: Tabii bu 20 kişiyle sınırlı kalmıyor. Ürünü ambalajlıyorsunuz, nakliyesi oluyor. Bu zincir böyle uzayıp gidiyor. Fabrikaya bakım yapan, birtakım malzemeleri tedarik eden kişiler derken o 20 kişilik ekip binlere varan bir zincire bağlanıyor. Az kişi çalışmasının sebebi tamamen teknolojik ve otomasyona yönelik tesisler olmasıdır. Manuel işlerimiz az artık, teknolojinin getirdiği nokta bu. Ama dediğim gibi zincire baktığımızda bölgede insanlar için bir istihdam yaratıyoruz.